Ana SayfaHakkımızdaÜye KuruluşlarFaaliyetlerProjelerKomisyonlarDosyalarAnadolu Öğrenci BirliğiAlıntı Yazılar VideoFotoİletişim
20 Nisan 2014 Pazar
 
e-posta adresiniz şifre

Giriş

Hatırla

Üye Ol

 
 
“ ”
 
Yazılar: ABD fitnesi - Ramazan Kayan - Anadolu Platformu
ALINTI YAZILAR
 

Ramazan Kayan
yorum ekle
yorum oku


Diğer Yazıları
TEKFİR DEĞİL TEBLİĞ…
İnfak Ahlâkı
Krizlere Karşı Karz-ı Hasen
Nitelikli Birliktelik İçin
Suriye’nin Ahı
İnsanlık Öldü mü?
Cemaat mi, Cemaatçilik mi?
Hüdhüd`den Hükümete Mesaj
Bu Ayıp Size Bin Yıl Yeter
Modaizm (Fashionism)
Şura Şuuru
Garabetler Ülkesi
Gıybet Girdabında Kaybolan Kardeşlik
Selim Bir Gelecek İçin
Direnişin Diğer adı; ADEVİYE
Suriye Umresi
Temiz Hayatlar
KAHİRE KABİLLEŞTİ
HAYDİ BAYRAM NAMAZINA
Şimdi Akif ve Aktif olma zamanı…
Camide Varolmak
Duayı Kuşanmak
Abdullah olmak
Öncelikler fıkhı
Durum ve duruş
Kendimizle barışık mıyız?
Gemi ile gelen mesaj
Yeniden Kardeşlik
“ENE” nin Egemenliği
Başka bir açıdan "Barış"
Engel Tanımayan Engelli
Yarım Hurma
Nesillerin ıslahı için...
Ertelenen Hayatlar, Ağırdan Alanlar
Geleceğe yatırım
Namazla diriliş
Hayat ihmale gelmez
Suriye Direnişi: Kalem ve Kılıç
Sevgi sınavı
‘Özgül’ümüz soldu
Mûnis Tunus
Alıştırıldığımız Hayat
İnsanın `insanlık` sınavı
İhtilaf Ahlakı
Adalet tecelli etmeli
Bangladeş`in 28 Şubat`ı
Evlad-ı Resule veda
Hicri hicranlar
Fıkıhsız Toplum Fakihsiz Hareket
Aktif ve Afif kadın
Ders halkaları
Sözün gücü
Nasıl Bir Eğitim ?
Niyet Ve Gayret
Suriye Sınavımız
Sıcak Sınav
Mabed merkezli yaşam
Arakan acımız
YEDİ ŞAVT/YEDİ ŞART
Kâ`be buluşması
YAZMAK ERDEMLİ BİR EYLEMDİR
Furkan günleri (2)
Furkan günleri
Abdullah olmak
Aç kalmak ve açlıkla savaşmak
Geleceği inşa sorumluluğu
Mekke`de Mekke`yi aramak
Şekli olan mı? Şer`i olan mı?
Yeni ideolojiler
Muttaki toplum
Kıble yürüyüşü
İslam’ın Altıncı Şartı
Tembelizm

ABD fitnesi

Amerika’nın Pakistan’ın Abbotabad kentinde Üsame bin Ladin’e yönelik gerçekleştirdiği suikast ve sonrasında sürdürdüğü emperyalist dezenformasyon bana Bakara Suresi 217. ayeti ve sebebi nüzulünü hatırlattı:

“Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar. De ki: “Onda savaşmak büyük (bir günahtır). Ancak Allah katında, Allah’ın yolunda alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram’a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır). Fitne, katilden beterdir. Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden eri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler…” (Bakara 217)

            Hz. Peygamber (sav) Mekke ve Taif arasında bir bölge olan Nahle’ye sekiz kişilik bir seriyye göndermişti. Onlara düşmanı gözlemlemelerine ve onların gelecekle ilgili planlarını öğrenmelerini emretmişti. Hz Peygamber onlara savaş emri vermediği halde bu grup Kureyş’in küçük bir ticaret kervanına saldırmış bir kişiyi öldürmüş, geri kalanını esir alarak ganimetlerle Medine’ye getirmişti.

Farkında olmadan bu olay haram ayda gerçekleşmişti…

            Bunu fırsat bilen Kureyşliler, Yahudiler ve münafıklar hemen bir psikolojik savaş başlatarak propagandaya giriştiler. Müslümanları kan dökücü olmakla suçladılar.

            Onların bu kampanyalarına bizzat Kur’an cevap veriyordu.

            “Fitne katilden beterdir”

            Her türlü baskı, taciz, tahkir, tehcir ile günah dosyası kabarık olan Kureyş’in söz söyleme hakkı yoktu.

            Kaldı ki Rasulullah (sav) ve diğer ashab bu olayı tasvip etmediği halde… Ancak görüldü ki, müşrikler bu özel durumdan hareketle topyekün İslam’ı ve Müslümanları mahkûm etme yoluna gittiler. Karalama, çarpıtma operasyonuna Kur’an müdahale etti…

Tıpkı geçmişte Firavun’un uyguladığı yöntem gibi…

Hz. Musa (as) gençlik günlerinde bir kavga ortamında hataen birinin ölümüne neden olmuştu… Sonra tevbe etti…

Risalet görevi ile Mısır’a dönünce Firavun Musa’nın mücadelesini sabote etmek için bu olayı kullandı… Onu eli kanlı bir cani olarak topluma lanse etti… Ülkenin güvenliğini tehdit eden bir tehlike olarak topluma yansıttı… Bunu yaparken yıllarca İsrailoğullarının erkek çocuklarına uyguladığı katliamı gözden kaçırmayı hedefliyordu…

Bugün İslam dünyasının yaşadıkları da tarihin tekerrürüdür…

Kendi şeytanlıklarını gizlemek için ABD ötekini şeytanlaştırma yoluna gidiyor… Emperyalistlerin hile ve desiseleri bitmek bilmiyor… İslamı terörize etme teşebbüsleri aslında yeni değil… İslamofobi, fundamantalizm iddiaları haçlı ruhunun depreşmesinden başka bir anlam içermiyor…

Şunu çok net ifade edebiliriz ki; uluslar arası terörün en uygun karşılığı ve ismi; Amerika ve İsrail’dir…

Terörün örgüt aşamasında olanı kötü de, devlet düzeyinde olanına normal mi diyeceğiz?

Terör devletleşince neden mübahlaşsın ki?

Şimdi, “Terörle mücadele” adına işlenen cinayetleri, vahşetleri nereye koyacağız? “Terörle mücadelede olur böyle şeyler” mi diyeceğiz?

İslam coğrafyasına kan kusturanlar, ne zamandan beri “kurtarıcı” oldular?

Dünyayı yaşanmaz kılan, kan gölü ve ateş topuna çevirenlerin; “Biz ıslah edicileriz” demelerine mi kanacağız?

Biz bu kumpasa yabancı değiliz…

Hem de Irak’ta 1 milyon masum sivilimizin kanı yerde iken… 500 bin yetimimizin gözü yaşlı iken… 2 milyon dul bacımız mağdur iken… Mahkûmlarımızın sayısını bile bilmez iken…

Bir o kadarı da Afganistan’da yaşanırken ve kesintisiz zulümler tüm acımasızlığı ile devam ederken Amerika’ya “aferin” dememizi mi bekliyorsunuz?

Ey Batı!

Kendilerini hayata bağlayan tüm dallarını kırdığınız bu insanları canlı bomba kılan sizsiniz! Çünkü bunun dışında seçenek bırakmadınız…

İki yüz yıldır zulüm, zulmet ve zilletle değerleri katledilen, dünyası karartılan, evlatları yok edilen, onuru incitilen, kaynakları talan edilen bu ümmetin ne yapmasını bekliyorsunuz?

Bin Ladin, El-Kaide bunlar birer sonuçtur, cevaptır…

Sebeplerine inmeyecek miyiz? Tahlil etmeyecek miyiz?

Şiddetin müsebbibi şer güçlerdir… Emperyalist ve Siyonist vahşet şiddet dışında ne üretti? Onların işi, içi-dışı fesat… Fitne en büyük sermayeleri…

Dünya neden güvensiz? İnsanlık neden huzursuz?

Bugün öfke patlamasına maruz kalan işbirlikçi rejimlerin hamisi kim?

Artık uluslararası hukukun katledilişine bu ümmet kayıtsız kalamaz…

ABD’nin genlerine işlemiş bulunan imha, ifsat ve işgal siyaseti daha fazla sürdürülemez, insanlık bunu kaldıramaz…

Buna “dur” diyecek bir vicdan lazım… Adaletin tahakkuk etmesi gerekir…

Amerika ve İsrail Müslümanları potansiyel “suçlu” görse de, adalet ve özgürlüğün güvencesi İslami direniştir…

Bunu ifade ederken, İslam adına yapılan yanlışlıkları ve aşırılıkları olumladığımız sanılmasın…

Zalimler zulümde sınır tanımasa da, biz Müslümanları bağlayan Allah’ın çizdiği bir sınır vardır…

İsyanımızın bir ahlakı var… Savaşımızın bir hukuku var…

Bizim cihadi bir sorumluluğumuz var… Bu Farzlardan bir farzdır… Bunun fıkhı, ahlakı bellidir…

Amaca hizmet etmeyen anlamsız bir şiddet yerine, yerinde caydırıcı bir kuvvet sahibi olmak en doğru ve en doğal bir tercihtir…

Her türlü manipülasyon, provakasyon ve ajitasyona rağmen basiret üzerine cesur bir mücadele müminlerin şiar ve şuurudur…

Okuyucularımıza uyarı: Gazete baskısında Ramazan Kayan’ın yazısında bazı tashihler vardır. Bu tashihler; Onu delikanlı bir cani olarak topluma lanse etti, “Onu eli kanlı bir cani olarak topluma lanse etti”  olarak, Bin Ladin, El-Kaide bunlar birer suçtur, cevaptır…, Bin Ladin, El-Kaide bunlar birer sonuçtur, cevaptır…  Olarak düzeltilmiştir.

Özgün Duruş

   
14 Mayıs 2011 Cumartesi   Yazdır
.
Yorumlar [0]
Yorum ekle
Bu yazı için henüz yorum yapılmamış.
 
 
Güncel Haberler


 
Haberler - Duyurular
   
 
Foto Galeri
 

EKE Ankara Hizmetiçi Çalıştayı

8. Anadolu Buluşması Salondan Kareler


Nedder Yaz Okulu Bitirme Programı

Onbinler Fatih’te katliamı protesto etti

 
 
 
Alıntı Yazılar
 

 
 
 
 

 
 
Video Galeri [ tüm videolar ]
 Anadolu Platformu Tanıtım Videosu 2013

İyilikder`den 26 Tırlık Suriye Yardımı

Yeni Anayasada Sivil Toplum Yaklaşımı-II

Yeni Anayasada Sivil Toplum Yaklaşımı-1

 
Anket
 
Web sayfamızın tasarımını nasıl buldunuz?
Güzel
Fena Değil
Kötü
Geliştirilmeli
Sonuçları Gör
 
 
 
20 Nisan 2014 Pazar
 
başa dön
 
     
   

Adres: Ali Kuşçu Mh. Hulusi Noyan Sk. No:11/2 FATİH/İSTANBUL

Telefon: 0.212. 534 13 78

Faks: 0.212. 534 15 80

e-posta: bilgi@anadoluplatformu.org.tr